6/11/2006 - Anlamıyorum ...
Bazı şeyleri anlamakta güçlük çekiyorum ve işin garibi bunları hiç ama hiç araştırmıyorum. sanırım hepsi hayatım boyunca kafamda küçük birer soru işareti olarak kalmaya devam edecek. işte size bazıları...
filmlerde neden at yarışını kaybedenler kuponu parça pinçik edip havaya fırlatır,
neden kapıcıların isminin sonuna "efendi" eklenir,
fotoğraf çekilirken neden herkes kameraya bakar ve gülmeye çalışır, doğal halimizle gözükmek daha hoş değil midir,
neden amerika'da taksinin ön koltuğuna yolcu alınmaz,
neden yılbaşında insanlar tombala oynar,
neden kedileri "pisi pisi" diye çağırırız ve daha da ilginci onlar da bakar,
neden "havale geçiriyoruz", "fenalık geçiriyoruz", "hastalık geçiriyoruz" da cinneti "getiriyoruz",
neden filmlerdeki kızların yastık kavgasında bir iki vuruşta tavandan on çuval pamuk yağar da ben kocaman adam yastığı bir türlü parçalayamam,
neden beyaz çorap'a herkes gıcıktır,
neden çöp kamyonu çöpleri gecenin köründe alır,
trafik polislerini görev yerlerine kim götürür ve sonra kim ne zaman alır, servisleri falan mı vardır,
neden elçiliklerin arabalarının plakaları iğrenç bir mavidir,
doktorlara neden hastanede "hocam" derler,
neden otobüs veya tırların kornaları "dadaaaan" diye insanların yüreğini hoplatır, klasik "düt" diyen kornalar bu arkadaşlara takılamıyor mudur,
neden bisiklete binenler tayt giyer,
neden liseli kızlar ellerindeki kitaplara sarılır,
neden modacılar eşcinseldir,
neden mp3'ü "empeüç" diye okuruz,
neden düz beyaz kağıda A4 ve daha büyük olana A3 denilir, neden kafa karıştırılır,
neden taksilerin yanında ve üzerinde plakaları kocaman yazılıdır,
neden erkekler kendi aralarında cümlenin sonuna "lan", "la", "hacı", "hoca", "kuzen"(!) eklemeden konuşamazlar,
okey oyununu türkler mi bulmuştur, adı neden okeydir ve eğer yabancılar da oynuyorsa oyunun ismi "tamem" mıdır,
"kim kime dum duma" daki dum nedir ya da kimdir,
neden otomobil tamircilerinin vs. bulunduğu alana "sanayi" denir,
egsoz, ekzoz, egsost, eksos, ekzost...ağlamak istiyorum,
kulaklığın kulağın ta içine kadar girdiği iğrenç modeli kim bulmuştur ve neden bu kadar rahatsız edici birşey hala satılmaktadır,
belediye otobüslerinin kapısına benim tüm ortaöğrenim hayatım boyunca anlamak için kafa patlattığım "Acil durumlarda 'el' e çevirin" tabelasını asan ve okun ucuna "el" yazan manyak adamlar kimlerdir,
neden denizde duba varsa oraya gidip gidip gelmek gerekir, ve duba'ya bu ismi kim koymuştur. mesela şöyle bir diyalog mu geçmiştir:
-abi şimdi şu denizin ortasına batmayan bişey koyalım...
-güzel abi peki ismi ne olsun...
-mmm mesela "batmayan mantar" olabilir...
-yok olmaz çok uzun...
-peki "gemicik" nasıl ?...
-o da olmas çok yapmacık...
-hah buldum "duba"!...
-hah aferim güzel valla, "duba" olsun...
|